Haberler

Ana Sayfa > Haberler > Evde ortalama 10 bin dolara elektrik üretip, fazlasını devlete satabilirsiniz Yazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et
Evde ortalama 10 bin dolara elektrik üretip, fazlasını devlete satabilirsiniz
Tarih: 1 Ağustos 2008
Dünyada enerji talebi hızla artarken, sınırsız enerji kaynağı güneş de yeni alternatifler arasında dikkat çekiyor. Üstelik güneş enerjisiyle evde küçük çaplı bir ‘elektrik santralı’ kurup üretim yapmak da mümkün.

Yaklaşık 40 yıldır enerji alanında faaliyet gösteren Tunçmatik, Powergie markasıyla güneş enerjisi sektörüne öncülük etmeyi hedefliyor. Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, güneş enerjisinde dünyada en yaygın kullanım olan ‘şebekeye bağlı sistemler’le ev ve işyerlerinin çatılarına güneş panelleri kurularak, elektrik üretilebileceğini söyledi. Bu sistemin maliyetinin üretilecek elektriğin miktarına göre değiştiğini belirten Özer, “Dört kişilik bir ailenin günlük ihtiyacını karşılayacak bir sistem eve ortalama 10 bin dolara kuruluyor. Sistemlerin ömrü 25 yıldan 50 yıla kadar çıkıyor. 8.5 kilovatsaatlik bir sistemin maliyeti ise 20 bin doları buluyor” diye konuştu.

‘Çatıya panel kurun’
Böylelikle kişilerin evlerinde kullandıkları elektriği kendilerinin üretebileceğini aktaran Mehmet Özer, evin günlük ihtiyacı dışındaki elektriğin de geri pompalanarak devlete satılabileceğini sözlerine ekledi. Güneş enerjisinin evlerde yüzde 98 oranında bu sistemle kullanıldığını belirten Özer, sistemin işleyişini de şöyle anlattı: “Evlerin çatısına güneş paneli kuruluyor. Panel kurulan hatlarla evdeki elektrik sayacına bağlanıyor. Buradan da ev içinde kullanılmaya başlanıyor. Eğer fazla gelirse aynı hat üzerinden devlete satılabiliyor. Eksik gelirse de, kalan kısım şebekeden gelen elektrikle telafi edilebiliyor.”

Güneş enerjisinin en temiz ve akıllı enerji türü olduğunu vurgulayan Özer, enerji kaynaklarının çok kısıtlı olduğunu belirterek, güneşin en hızlı enerji yatırımı olduğunun altını çizdi. Türkiye’de enerjinin yüzde 50’sinin doğalgazdan üretildiğini ve bu konuda da İran ve Rusya’ya bağımlı olduğumuzu anlatan Özer, şunları söyledi: “Doğalgazı kapatsalar, Türkiye’nin enerjisi çöker, felç olur. Şu anda toplam enerji kapasitesinin yüzde 99.5’i kullanılıyor. Yani enerjide bıçak sırtındayız. Yatırımlar var ama hepsi uzun dönemli, altı ay sonra tüm kaynaklarımız tükense açıkta kalırız, yapabilecek bir şeyimiz yok. Ama güneş enerjisi sınırsız ve hızlı, çabuk çözüm. Enerji üretiminin üçte biri de barajlardan geliyor ama su kaynaklarımız da hızla azalıyor. Su yoksa elektrik de yok.”

Almanya başı çekiyor
Dünyada güneş enerjisinin en fazla kullanıldığı ülkenin Almanya olduğunu kaydeden Özer, “Ancak Almanya enerjinin en fazla olduğu ülke değil. Aksine Türkiye’de güneş enerjisi Almanya’nın neredeyse iki katı. Ama orada devlet bu işi çok destekliyor, bu nedenle sistem bu kadar yaygın” diye konuştu. Almanya’da 2007 yılında 130 bin noktada güneş enerjisi sistemi kurulduğunu belirten Özer, bu yolla 1100 MW enerji üretildiğini ve bunun bir nükleer santrale ya da Keban Barajı’nın elektrik üretimine eş değerde olduğunu ifade etti. Dünyada güneş enerjisi pazarında her yıl yüzde 40-50 büyüme beklendiğini aktaran Özer, Almanya’da bu işten 8 milyar dolarlık bir sektör yaratıldığını aktardı. Özer, Almanya’da yapılan yatırımların Türkiye’de olması halinde üç katı fazla enerji üretilebileceğinin de altını çizdi.

‘Milli programlar’ var
ABD’nin de 1 milyon çatıda güneş enerjisi üretmek için bir program başlattığını belirten Tunçmatik Başkanı Özer, Japonya’da da buna benzer bir uygulamanın yapıldığını anlatarak, “Birçok ulusun bu alanda geliştirdiği milli programları var. En hızlı ilerleyen enerji üretimi metodu güneş. Çünkü bedava ve sınırsız” dedi. Güneş enerjisinin şebekelerden uzak yerlerde de üretilebileceğini aktaran Mehmet Özer, dağ evlerinde, tepelerde, ıssız bölgelerde de kullanılabildiğini kaydetti. Dünyadaki yaygın kullanıma rağmen Türkiye’de henuz ciddi çalışmalar yapılamadığının altını çizen Mehmet Özer, “Türkiye, Avrupa’nın en yüksek güneş enerjisine sahip. Dünya da bunun farkında. Hatta geçtiğimiz günlerde Avrupa’da yayınlanan bir dergi güneş enerjisi konusunda Türkiye’yi ele alarak, ‘Güneşin ülkesi, gölgede çalışıyor’ başlığını kullandı” ifadesinde bulundu.

‘Nükleer santrala eşdeğerde’
Powergie’nin Türkiye’de ürünlerini satacağı Japon elektronik üreticisi Kyocera’nın Yönetim Kurulu Üyesi Stefan Wiebach da, tüm dünyada hızla artan enerji talebine dikkat çekti. Enerji talebinin 2020 yılında yüzde 60, 2050 yılında da yüzde 120 artacağını vurgulayan Wiebach, “Bu enerjiyi kazanmak zorundayız. Sınırsız bir kaynağımız var; güneş. Güneşin dünyanın ihtiyacı olandan 3085 kat daha fazla enerjisi var” dedi. Yapılan araştırmalara göre, 2050 yılında dünyanın enerjisinin yüzde 25’inin, 2100 yılında ise yüzde 90’ının güneşten sağlanacağını belirten Wiebach, güneş enerjisini yaygın olarak kullanılmasıyla, her yıl bir nükleer santralın kapatılabileceğini vurguladı. Türkiye’nin güneş enerjisinde çok şanslı bir ülke olduğunun da altını çizen Wiebach, şöyle devam etti: “Türkiye’de güneş enerjisi Almanya’nın iki katı. Ama Türkiye bu verimli enerjisini Almanya kadar kullanamıyor. Dünya güneş enerjisini farketti ama henüz yolun başındayız. Güneş, geleceğin anahtar teknolojisi olacak.”
Takvim
<<Ekim 2014>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31